Sayfalar

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Sonunda..

Fotoğraftaki matador Alvora Munera kariyerine son vermeden önceki son karesi.

Öyle ki; yarışın son mücadelesinde gücünü yitiren Alvora yıkılır. Boğanın ona yaklaştığını görünce korkulu sonun yaklaştığını hissetti. Lakin boğa ona hiç bir şey yapmadı. Yarıştan sonra matador açıklamasında şöyle diyor: “Boğa gözümün içine bakarak bağırdı, böyle sadece bağırdı. Sırtına oklar batırdığım hayvan bana zarar vermedi, istese beni orada öldürebilirdi fakat sadece gözlerime bakıp bağırdı. Her hayvanda olduğu gibi onun gözlerinde de masumluk vardı. Yüreğimde adaletin hıçkırarak ağladığını işittim. Belki de bağışlanırdım, lakin itiraf edemedim.

”Kendimi dünyanın en vahşi mahluğu gibi hissediyordum.”

10 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Hoş geldin sonsuz.

      Dünya üzerinde o kadar çok kırım yaşanıyorki.İnsan dediğimiz türün evrimsel sürecini duygusuz olarak tamamladığını düşünüyorum.

      Sil
  2. İnsan işte her vakit en hayvan canlıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serkan kardeşim öncelikle hoşgeldiniz.

      Bende diyorumki;Hayvan bu,her vakit aslında insan gibidir ve candır.

      Sil
    2. Hoş bulduk... Kesinlikle hayvanları çoğu insandan daha çok severim. :) Onlar iyi ki var.

      Sil
  3. "Bende diyorumki; Hayvan bu,her vakit aslında insan gibidir ve candır." +++++++++++++++

    YanıtlaSil
  4. Ehemmm! Şimdii… Ben bu fotoğraftan çok farklı bir öykü çıkaracağım.

    Bakın şimdi…

    Boğa, gençliğinin baharında her gördüğü güzele gönlü kayan genç bir delikanlıyı simgeliyormuş aslında. Matador ise kadını… Bilirsiniz, boğa sürekli matadorun peşinden koşar… Kovalar babam kovalar… Kafasını eğip, boynuzlarını geçirmek için matadorun etrafında dört döner. Matador ise -yani kadın-, darbeleri yemeden, elindeki kırmızı pelerini sallayarak “oooleeeeyyyy!” diye boğayı savuşturur.

    Bu arada matador, boğaya küçük küçük oklar saplar. Elindeki kırmızı pelerini sallayarak boğayı öfkelendirir. Boğa iyice köpürür tabii. Bir öncekinden daha sert saldırır. Ama matador her defasında hem küçük okları boğaya saplamayı hem de ustaca kaçmayı becerir. Burası çok önemlii… Bu küçük oklar erkeğin kadına her defasında daha fazla bağlanmasını simgeliyormuş aslında:)

    En sonunda boğa artık yediği oklardan ve koşturmaktan yorgun düşer. Gerilir… Gerilir… Ayağını yere sıkı sıkı vurarak sözüm ona matadoru korkutmayı ve matadora doğru koşup son hamlesini denemeye kalkar ki…. Nanananooommm… Matador ani bir kılıç darbesiyle maalesef boğayı öldürür.

    İşte boğanın bu şekilde ölümü neyi simgeliyormuş biliyor musun Casswa? Evliliği simgeliyormuş. Yani erkeğin ölümünü. Bilmiyorum yani… Bu bir metafor tabii… Ben anlatanların yalancısıyım ama boğa güreşlerinin asıl öyküsü böyleyken böyleymiş işte:)

    Yani diyeceğim odur ki… Sonunda... Bu fotoğrafta yere oturup ağlama vaziyetinde görünen, erkeği evlenmeye razı edemeyen kadını simgeliyor olabilir. Erkek (yani boğa) “oh ya… atlattık çok şükür.” deyip masum masum matadora bakıyor olabilir:)

    Her fotoğrafa inanmayın. Altında başka hikayeler olabilir:)


    YanıtlaSil
  5. Hayal Kahvem Hoşgeldin

    Bak şimdi!
    Üzüldüm bu ağlayan kızcağıza.O erkek olucak boğayada aşk olsun yaani:)
    Bu erkek ölmemekle evliliğinde olmıycağı sonucu sarsıcı.O zaman ben bütün erkeklere ölüm diyorum.:)

    Evet Hayal Kahvem,aynen hayatın kendisi gibi hiçbirşey göründüğü gibi deyil demekki.
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Paylaşımınız çok güzel.Zaten neden İspanya'da hala bu yüzyılda böyle bir şeye müsade ediliyor anlamıyorum.

    YanıtlaSil
  7. Merhaba Yaşam İzi
    Teşekkür ederim,sizinle aynı fikirdeyim.

    Ayrıca bloğunuza şöyle bi gözattım insan içinden çıkamıyor.Artık paylaşımlarınızı merakla bekliyeceğim.

    YanıtlaSil